Kitap Önerileri-2

Merhaba,

Düzenli olarak güncellenen aktüel bölümlerimizden biri olan kitap önerileri dizimiz bu defa resimli olsun istedik, umarım beğenirsiniz. Sevgili okurlar, kitapseverlere tavsiye edeceğiniz kitapları Trakyadans’a gönderdiğiniz takdirde, kitap önerileri bölümünde yayınlanacaktır. Hepinize keyifli okumalar dileriz.

 

1.Vakıf-  Isaac Asimov

İlk kitabımız bilim kurgu üstadı ASİMOV’dan… Çok sevdiğim yazarlardan biri olduğu için ASİMOV’u ilk sıraya aldım. O kadarcık torpilimiz olsun hani…Vakıf  Serisinin en sürükleyici kitabı, diğerlerini de kesinlikle tavsiye ediyoruz elbette…

Baş karakter Hari Seldon, psikotarih bilimini  kullanarak Galaktik İmparatorluk’un çökeceğini ve galaksiye binlerce yıl sürecek bir barbarlığın hükmedeceğini öngörür. İnsanlık, bu karanlık çağlar boyunca tüm bilgi birikimini kaybedecek; bir karmaşa ve şiddet sarmalına tutulacaktır. Galaktik İmparatorluk’un çöküşünü engellemek için artık çok geçtir, İmparatorluk çökecektir! Hari Seldon bu gerçeğin farkındadır; ama öylece durarak uygarlığın felaketine de seyirci  kalamaz. Hari Seldon’ın bu çıkmazı aşmak için, psikotarihe ve zekâsına sığınmak dışında yapabileceği fazla bir şey yoktur. Binlerce yıla yayılacak dâhiyane bir plan geliştirir! Eğer planı başarıya ulaşırsa, insanlığın yaşayacağı karanlık çağlar önemli ölçüde kısalacak ve çökmüş olan uygarlık küllerinden bir kez daha doğacaktır. Hem de çok daha güçlenmiş bir şekilde! Seldon, galaksinin dış sarmal kollarından birinde yer alan ve doğal kaynaklarının yetersizliği yüzünden kimsenin önemsemediği Terminius adlı bir gezegende Vakıf’ını kurar. Vakıf, galaksinin çeşitli yerlerinden devşirilmiş ve her biri kendi alanında uzman bir grup bilim insanı için tam anlamıyla bir kale ve sığınak görevi üstlenir. Vakıf’ın görünürdeki amacı, insanlığın bilgi birikimini toparlayıp muhafaza etmek için bir Galaktik Ansiklopedi hazırlamaktır. Böylelikle, karanlık çağlar boyunca unutulacak tüm bilgiler, bu muazzam ansiklopedide saklanacak ve yeni kuşaklara aktarılacaktır. Dolayısıyla insanlık, bir gün karanlık çağlar bitince, her şeye sıfırdan başlamak zorunda kalmayacaktır. Hari Seldon tüm ince ayarlamaları yapmış, ileride Vakıf’ın karşılaşabileceği tüm zorlukları önceden öngörmüş ve buna karşı önlemler almıştır. Ama içinde yaşadığımız evren, Seldon gibi bir dâhinin bile öngöremeyeceği sürprizlerle doludur…

  1. İNCE MEMED– YAŞAR KEMAL

Bir diğer kitabımız da Türk Edebiyatının Büyük Ustası Yaşar KEMAL’den…

İnce Memed, bizim edebiyatımızda yazılmış en kıymetli romanlar arasında oldukça önemli bir yerdedir.  Çukurova köylüsünün ağalık düzeni karşısındaki mücadelesini anlatan roman, haksızlığın ve adaletsizliğin karşısındaki emek gücünün dönüşümünü, isyanını ve bu inançla sürdürdüğü yaşam yolculuğunu anlatmakta, bugün bile halen daha o duyguyu yaşatmaktadır.

Dört cilt olarak yayımlanan eser, Yaşar Kemal’in inandığı bir doğrunun en güzel yerinde yaşamaya devam etmektedir. İnce Memed, sadece İnce Memed değil bir halkın kendisi olabilmekte, bunu da en iyi şekilde yerine getirebilmektedir. Abdi Ağa’nın zulmüyle köyünü  terk etmek zorunda kalan Memed, Ağa’nın yeğeniyle evlendirilmek üzere olan Hatçe’yi  kaçırır. Abdi Ağa’yı yaralayan, yeğenini de öldüren Memed eşkiya Deli Durdu’ya katılır, ancak kıyıcılığına  katlanmadığı Deli Durdu’dan iki arkadaşıyla birlikte ayrılır. Memed, sıradan bir köy çocuğuyken, zulmedenler için eşkiyaya, köylüler içinse bir kurtarıcıya dönüşür. Roman Cumhuriyetin ilk yıllarında toplumsal bir yara olan Köylü, Ağa, Köylü ve yöneticilerin çatışması üzerine kurulmuştur…

  1. KENDİNE AİT BİR ODA – Virginia WOOLF

Elbette ki edebiyat dünyasında kadın yazarlara yol açan öncü, cesur feminist yazar Virginia’yı unutmadık…Virginia Woolf, edebi akım olarak modernizmin içinde görülen ve feminizm hareketinin ilk temsilcilerindendir. 1929 tarihli “Kendine Ait Bir Oda” feminist hareketin klasik bir kitabı olarak kabul edilir.

Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları ‘ezeli’ ve de ‘ezici’ bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?” İşte Virginia Woolf bu ‘yakıcı’ soruya, tarihsel ilişkilerin kökenine inip kütüphane raflarında şöyle bir gezindikten ve de kısa bir kadın edebiyatı tarihçesi çıkardıktan sonra esaslı bir yanıt getiriyor. Ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler  ne der diye düşünmeden yazın!..”

  1. ŞEKER PORTAKALI – Jose Mauro de Vasconcelos

Latin edebiyatını çok seviyoruz biz,  her yaşta çocuk kalanlar için her dönemde okunabilecek hatta siz okuduktan sonra mutlaka çocuğunuza da okutacağınız Şeker Portakalı’na dizimizde yer ver vermeden olur mu hiç?

 

Zeze adındaki küçük bir çocuğun yaşadıklarından  kurgulanan  roman  bir çocuğun çocukluğunu yitirişini anlatır. Zeze, bütün haylazlıklarına rağmen, hassas, zeki ve duygusal bir çocuktur. Evrensel bir sevgi yaşatır içinde. Etrafına, müthiş bir duyarlılıkla yaklaşır. Ne var ki karşı koyamadığı yaramazlık isteği, başına sürekli belalar açar. Yoksul bir aileye mensuptur ve bu yaramazlıkları, büyüklerin yoksullukla harmanlanmış öfkesinin bahanesi haline gelir kimi zaman. Babası, iş bulamayışının; ablası, ayrıldığı sevgililerinin; abisi, yoksulluğun hıncını alır bu küçük çocuktan. Ölesiye dayak yemekten kurtulamaz. Ancak, hepsiyle, o küçük ama devasa yüreğiyle başa çıkar. Şeker portakalı fidanından ayrılacak olmasını bile sineye çeker. Ancak, bir gün o kocaman yüreğinin dahi kaldıramayacağı bir olay gelir başına. Bana kalırsa, ölmeden önce okunacak kitaplar listesi diye bir liste yapılacaksa, Şeker Portakalı mutlaka o listede yer almalıdır. Çünkü, her yaşta, her dönemde okunup; her defasında farklı hislere kapılacağınız bir kitaptır.

  1. UÇURTMA AVCISIKhaled Hosseini

Son olarak Asya’dan bir roman var dizimizde…Tacik asıllı Kabil doğumlu bir ABD vatandaşı olan Hosseini’den Afgan coğrafyasının hüzünlü hikayesini yüzünüzde buruk bir gülümsemeyle okuyacaksınız.

Emir ve Hasan, Kabil’de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk… Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir’le Hasan’ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle  kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali  sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California’ya giderler. Emir böylece geçmişinden  kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan’ın hatırasından  kopamaz. Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları…

Bu seferlik de bu kadar, haydi herkese keyifli okumalar…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Posted in Duyuru, Haberler and tagged .

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.