Yakın Yerler

Kalabalık şehirler, yoğun çalışma koşulları, trafik, hiç bitmeyen görev ve sorumluluklar nefes almanızı zorlaştırıyor mu? Merak etmeyin, çünkü biz varız. Trakyadans olarak sizlere sunacağımız kaçış rotaları sayesinde, yenilenmiş ve tazelenmiş olarak tekrar devam edebilme gücü bulacağınıza söz veriyoruz. Elbette bu bölüm de kısa aralıklarla güncellenecek, bu yüzden takipte kalmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Öncelikle yaza merhaba demeye çalıştığımız bugünlerde sizlere 3 harika rota önerimiz olacak. O halde başlayalım. İlk rotamız; Kırklareli/ DEMİRKÖY…

DEMİRKÖY;

Zümrüt yeşili ormanları, akarsuları, Istrancalar’a hakim eşsiz manzarası, Trakya’da yaz turizminin önemli uğrak noktalarından İğneada’ya yakınlığı, zengin tarih-kültür ve insan dokusuyla hazineler barındıran Demirköy; yörede çeşitli kanallardan yürütülen projelerle ivme kazanan eko-turizm faaliyetleri sayesinde son yıllarda daha bir çekim merkezi haline geldi. Bu dönüşümde doğal ve yerel lezzetlerin peşinden yollara düşenlerin önemli bir payı olduğu apaçık. Hal böyle olunca, Balkan mutfağının karakteristik lezzetlerini hazırlamakta maharetli Demirköylü hanımlar sahneye çıkmış ve yıllarca kabuğuna çekilmiş ilçelerinin tanıtımında önemli roller almaya başlamışlar. Demirköy’ü gezerken temiz hava ve bol oksijen sizi acıktırırsa mutlaka bu lezzetleri denemek için uğrayabileceğiniz duraklar; Beyhan’ın Trulya Mutfağı, Bonanza’nın Yeri, Samakof Kır Lokantası, Efkan Taş Mekan. Demirköy’de mutalaka Dupnisa Mağarasını görmelisiniz, Demirköy ilçesinin Sarpdere köyüne 5 km uzaklıktaki Dupnisa Türkiye’nin ikinci büyük mağarasıdır. İğneada kıyısında çayınızı içtikten sonra koruma altındaki göllerini, Hamam-Saka-Erikli-Sülüklü-Ramana-Mert-Pedina göllerini görmelisiniz. Özellikle: Petine ve Hamam gölleri: göçmen kuşlara ev sahipliği yapmasıyla önem kazanıyor. Yani, kuş gözlem meraklıları için ideal yerler.  Dünya üzerinde pek örneği bulunmayan, longoz ormanları ise Avrupa’nın en büyük su basar ormanı. Yani, ormanın zemini su ile kaplı. Bu 2500 m2 lik longoz ormanlık alanında: 550 bitki, 45 tür canlı, 25 tür sürüngen, 55 tür memeli, 30 tür tatlı su balığı, 25 tür deniz balığı ve 220 tür kuş barınıyor. Buralarda, orman içinde muhteşem güzel yürüyüşler yapabilirsiniz. Daha ne olsun, işte size dolu dolu bir hafta sonu…Bu arada Demirköy’e gitmişken el emeği yöresel ürünlerden almayı da unutmayın.

Bir sonraki hafta sonu rotamız; Tekirdağ / Şarköy/ UÇMAKDERE

UÇMAKDERE;

Tekirdağ’ın önemli turistik ilçelerinden Şarköy’e bağlı olan Uçmakdere köyü, eski bir yerleşim bölgesi. İki vadi arasında kalması nedeniyle geçmişte, “Vodin” olan adı, Ganos Dağları’na sırtını vermesiyle mübadeleden gelen göçle birlikte “Uçmakdere” olarak bugünlere kadar gelmiş. Motosiklet, bisiklet tutkunları ve mutlaka rotaları içinde Uçmakdere’yi bulundururlar. Virajlı yolları, aşağıya baktığınızda denize olan mesafeden dolayı ürküten bir yapısı olsa da karşıda Marmara Adası, Avşa Adası manzaraları, yeşillikler, üzerinizden uçan yamaç paraşütçüleri “iyi ki bu yolları, bu yöreyi tercih etmişim” dedirtecek bir çok güzelliği görmeniz mümkün. Bir köy evinin kapısını tıklarsanız, kim bilir evde yapma şarap ikramından da tadabilirsiniz. Köy kahvesinde çay yerine dağlarından toplanmış ıhlamur ve ada çayını tercih edin. Hâlâ vaktimiz var diyorsanız, Güzelköy (Melen) uğrak yeriniz olsun. Fener Rum Patriği Barthholomeos’un zaman zaman ziyaret ettiği, yeniden restore edilmesi düşünülen1865 yılı yapımı St.İoannis Theologos Manastırını, Hoşköy Feneri’ni, Mürefte’deki Şarap Müzelerini de görebilirsiniz. Hem çok yakın hem çok güzel, hadi hemen yola çıkın…

Bu yazının son rotası: Edirne/Keşan/ GÖKÇETEPE

GÖKÇETEPE;

Gökçetepe sahili, çam ağaçlarının denize uzandığı, deniz ve orman kokusunun birbirine geçtiği cennetten bir köşe, henüz çok fazla bilinmiyor. Bilen biliyor elbette ama neyse ki henüz bir Erikli değil. Gökçetepe Tabiat Parkı’nda ziyaretçilerin keyifli vakit geçirebileceği pek çok aktivite bulunuyor. Bunlardan en önemlisi, Saros Körfezi’nin cazibelerinden olan dalış noktaları. Dalgıçlar ve dalış kulüplerinin dalış için en çok tercih ettiği yerlerden biri, Gökçetepe. Dalış sporunun yanı sıra bölgede yapılabilecek farklı spor aktiviteleri de bulunuyor. Yamaç paraşütü, trekking, offroad, paintball, izci grupları gibi doğa sporları ve diğer aktiviteler…Gökçetepe Tabiat Parkı’nda yer alan organik gıda pazarında civar köylerden köylüler tarafından getirilen süt, peynir, sebze ve et gibi ürünler satılıyor. Gökçetepe Tabiat Parkı’nda konaklamak istiyorsanız tek alternatifiniz çadır. Ancak 13 Haziran’a kadar Parkın işletmesini alan Kartur firması hazırlıklarını tamamlıyor. Yani kamp planlarınızı bu tarihe göre ayarlasanız iyi olur. İşin güzel tarafı alan çok büyük olduğu için farklı farklı yerlerde çadır alanları mevcut. Buralarda ortak elektrik, tuvalet ve bulaşıkhane gibi hizmetler de var. Bir de bu alanlar haricinde gizli koyların dibinde insanların kimse tarafından rahatsız edilmeden konaklayabileceği alanlar var. İsterseniz  bu alternatif alanları da tercih edebilir, köylerden ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Hatta isterseniz, çok yoğun olmayan sezonda, 3-5 gün boyunca tek bir insana rastlamadan bile yaşayabilirsiniz. Tercih size kalmış. Gökçetepe Köyü’nün en önemli özelliklerinden biri karşısındaki Koru Dağı’nın tüm oksijenini alması. Bol oksijen, orman ve deniz havası iç içe. Denize girmenin haricinde orman içinde güzel yürüyüş rotaları var. Yürüyüş ve koşuyu sevenler için ortam çok müsait. Haftasonları, özellikle de pazar günü doğal olarak daha kalabalık.  Kumsalda şemsiye var ama şezlong yok. Ona göre tedbirli gelin.

Tabiat Parkı Kamp alanında konaklasanız bile girişte araba başı 20 lira ödüyorsunuz, haberiniz olsun. En güzeli Gökçetepe’de  gün batımından sonra ateş yakın, şarkılar söyleyin, dans edin, bol bol doğanın keyfini çıkarın.

Giderken beni de almayı unutmayın…

Posted in Duyuru, Haberler and tagged .